Her anlamdan başka bir anlam çıkar!

Kendim için yeni bir merak türettim..

Magazin dünyasının kullandığı dili söktürmeye çalışıyorum.. İnanılmaz zevkli oluyor.. Bu dili söktürdüğünüz zaman, magazin haberlerinin tadına doyulmuyor..

Osmanlıca nasıl tek başına bir dil değil, bir dil jargonuysa; magazin dünyasının da böyle bir jargonu var.. Ancak bu jargon farklı dilden sözcüklerin bir arada kullanılması ile oluşmamış..

Yani Osmanlıca'da olduğu gibi terkipleri yok.. Magazinciler de aynen sizin benim gibi, konuştuğumuz dili kullanıyorlar..

Daha doğrusu konuştuğumuz dilin içinden çıkma "cümle kalıplarını" kullanıyorlar.. Ama o kalıpları, içindeki kelimelerin bire bir anlamını düşünerek okumayacaksınız.. Gerçek anlamlarını bulmaya çalışacaksınız..

Tıpkı askeriyenin şifreli talimatlarını söktürmek gibi bir iş..

***

En çok da Kenan Erçetingöz'ün Şamdan'ını seviyorum.. Orada yer alan haberleri tercüme ediyorum..

Şamdan'a altı üstü bir magazin dergisi deyip, tek gözle bakmayın.. Kenan ile leşkerleri oturup "Hande mi Hülya mı?" diye bir haber yaptılar.. Türkiye'nin gündemi bir anda darbe havasından çıktı..

Rejimi tartışanlar bir anda gündemlerini değiştirip bu işin peşine düştüler.. Büyük fikir adamlarımızdan kimisi "Ben Hülyacıyım.. Başka güzel tanımam" derken, kimileri de "Hande sanat için giyiniyor, o yüzden Hande'yi tutuyoruz.." diye cephe oluşturdular..

Ben şahsen "Hülya daha güzel.." deyip tarafsızlığımı ilan ettim.. Ankara'dan gelen haberlere göre silahlı kuvvetlerimiz bile ikiye bölünmüş..

Kara Kuvvetleri "Biz askeri senelerdir Hülya'nın resimleri ile zaptediyoruz.. Ondan vazgeçmemiz mümkün değildir.." derken, Hava Kuvvetleri camiası "Hande daha laik.." diye tutturmuş..

Sağlam istihbarat..

Ordumuz 28 Şubat'tan beri bir türlü ihtilâl yapamadıysa, bu işin neticeye bağlanmaması yüzündendir.. Yoksa bir tembellik, bir gevşeklik söz konusu değildir..

Nitekim bu konuda çok sağlam duyumlar alıyorum.. Benim eniştemin küçük kardeşinin, köşkte garson olarak çalışan bir arkadaşı var.. İzin günleri mahalle kahvesinde buluşup okey çeviriyor bu arada memleket meselelerini konuşuyorlar..

İstihbaratım oradan..

Karadayı Paşa bile komutanlara kaç kere "Arkadaşlar gecikiyoruz.. Yaz tatilimiz güme gidecek.." diye dert yanmış.. Cumhurbaşkanı ile görüştüğünde "Bu Hande-Hülya meselesi elimizi kolumuzu bağladı.. Neticelenmeden harekete geçmek istemiyoruz.." diye rapor vermiş..

***

İşte bu yüzden Kenan'ın Şamdan dergisi benim için en önemli kültürel kaynaklardan biridir.. Kültürel beslenmemi bu yoldan karşılarım.. Orada yayınlanan haberlerin tadını çıkarırım..

Diyelim ki dergide "Sanatçı dizi ve film tekliflerine sıcak bakıyor.." başlığıyla bir haber çıktı.. Bunun şifresini çözdüğümüz zaman haber daha bir açıklık kazanır.. Söz konusu sanatçının "Açlıktan ölmek üzere.." olduğu anlaşılır..

Diyelim ki bir çiftin fotoğrafının altına "Uzun süredir çok uyumlu bir beraberlik sürdürüyorlar.." diye yazıldı.. Bu cümleden "İkisi de gazetecilere yakalanmadı.." meali çıkar.. Bir başka deyişle haberi yazan muhabir "Çok uğraştık ama şunları ağız tadıyla bir bastıramadık.." demek istemektedir..

Şifreleri çözelim...

Şamdan ve benzeri dergiler, bir sanatçıdan "İki yıldır medyadan uzak duran.." diye söz ediyorlarsa, ilgili sanatçının "İki yıldır boşta gezdiği.." anlaşılır..

"Altı aydır yeni klibinden başka bir şey düşünmeyen sanatçı.." lafının manası da magazin dilinde "Kafasız karı.. Altı aydır bir klip çektiremedi.." suçlamasının karşılığıdır..

En çok duyduğumuz haber kalıplarından biri de "Düşman çatlattılar.." kalıbıdır.. Genellikle hanım popçular ya da sanatla iştigal eden esnaf için kullanılır.. Bire bir karşılığı ise "Kızın müşterisi hâlâ çok.." şeklindedir..

Bir de yaş günlerinde, evlilik yıldönümlerinde yapılan haberler vardır.. Ona dair haber fotoğrafları içinde mutlaka bir tip görürsünüz.. Fotoğrafın altına "Dostlarını yalnız bırakmadı.." diye yazmak adettendir..

Burada muhabir "Arsız kadın, davetsiz olduğu halde geceye geldi.." demek isteyerek, davet sahibinin hislerine tercüman olur..

***

Örnekler çoğaltılabilir..

Eğer bir haberin içinde "Sanat hayatı kadar dalgalı aşk hayatı ile de tanınan sanatçı.." cümlesini okuyorsanız, söz konusu kişinin "Sürümden kazandığı.." manasını çıkarabilirsiniz..

Magazinciler eli yüzü düzgün birinden "Sahnelere damgasını vuracak.." diye söz ediyorlarsa işin boyutları değişiyor demektir.. Bu cümle direk olarak magazin muhabirlerine mesajdır ve "Kadının açlıktan başı döndü.. Artık soyunacak.. Davranın.." çağrısı yerine geçer..

Bu tür mesajlarda uyanık olmak lazım.. Mesela "Sanatçı halkın sağduyusuna güveniyor.." lafı da yukarıdaki mesajın tam tersi anlam taşır.. Muhatabı yine magazin muhabirleridir..

Bu cümleyi okur okumaz "Kadın bitmiş ama hâlâ kendisini bir şey zannediyor.. Soyunmak istemiyor.. Bunu pas geçin.." mesajını almış olurlar..

En beyliklerden biri de "İş arkadaşlığı aşka dönüştü.." kalıbıdır.. Çeşitli manalara çekilebilir.. Eğer haberin konusu bir erkek ise bu cümleyi okur okumaz "Kadınsızlıktan bunalıma girdiği"ni anlarsınız..

Eğer haberin kahramanı kadın ise sonuç yine değişmez.. Erkeğin "paralı bir budala" olduğu hükmüne varılabilir..

Elim değdikçe bu jargonu sizlere öğretmeye çalışacağım.. Bugünlük bu ders yeter. Yukarıdaki cümleleri "ev ödevi olarak" defterinize yüzer kere yazabilirsiniz..

Haziran'da yazılı sınav var!

416 defa görüntülendi.