Cosmo kızı Cosmo kızı Sen allar giy Ben kırmızı..

- Dünkü yazının özeti -

Selahattin Duman güzelden çok anlayan bir gazetecidir.. Bunun böyle olduğu fotoğrafından da bellidir.. "Ben güzele güzel demem, güzel benim olmayınca.." prensibinin mucidi olduğundan Cosmo-Lee Girl 97 yarışması için jüriye seçilir. Bu çağrıyla birlikte Türkiye'deki güzellik yarışmalarında "Hıncal Uluç'lu jüriler" dönemi fiilen kapanır, "Selahattin Duman'lı jüriler dönemi" başlar.. Böylesi memleket için daha hayırlı olmuştur.. Jürilere belli bir kalite gelirken; Türk lirası aylardan beri ilk kez dolar karşısında değer kazanmıştır.. Jüri üyemiz görevine vaktinde yetişmenin kıvancını, dünkü yazısında okurları ile paylaşmıştır..

***

Kaldığım yerden anlatmaya devam ediyorum..

Hülya Avşar'ı da jüriye katmışlar.. Reklamcıların prensi Nail Keçili de oradaydı.. Kiss FM'den (Öpücük FM) Cüneyt Ortan'da jüriye sızmış.. Cosmo'nun editör paşası Leyla Melek, modacı Ertan Kayıtken, fotoğraf sanatçısı Hasan Hüseyin, Lee'nin Pazarlama Müdürü Muzaffer Erkan jürinin diğer üyeleri..

Kadın Kollarını Çağla Hanım ile Özlem Çadırcı temsil ediyordu.. ATV'nin Haber Dairesi Başkanı ve Siyaset Meydanı'nin işletmecisi Ali Kırca da jürimizin kamberiydi..

Ayrıca tekmil paparazzi tayfası oradaydı.. Gazeteciler haliyle en büyük ilgiyi bana gösterdiler..

Yüz yüze tam sekiz röportaj yaptık.. Bir kısa metrajlı film çalışması ile İstanbul'un fethiyle ilgili belgeseli o kısacık zaman dilimine sığdırdık.. Bir uzunhava, bir kayabaşı söylettiler.. Bir de kendi yazdığım şiiri okudum..

Güzellik ölçüsü..

Gazetecilerin en merak ettiği şey "Güzelleri seçerken hangi ölçülere dikkat ettiğim" sorusunun cevabıydı..

- Seçimimi yaparken ruh güzelliğine bakarım, fiziki güzellik geçicidir.. Ruh güzelliği kalıcıdır, dedim..

Bu cevap üzerine bizim Sema Denker başta olmak üzere kadın gazetecilerin gözleri dolu dolu oldu..

Yan gözle de Hülya'yı kesiyorum.. Kızcağız bana gösterilen ilgiden dolayı biraz durgunlaştı.. Çocuklara Hülya'yı işaret edip, "O'nunla da ilgilenin" ricasında bulundum.. Kırmadılar.. Hülya zaten fotoğraflarda çıkabilmek için yanımdan ayrılmıyordu.. Muhabirlerin işi kolay oldu..

Nihayet çağrı yaptılar.. Jüri üyeleri olarak yerlerimize oturduk ve gösteriyi beklemeye başladık.. Yarışmayı Meltem Cumbul sundu.. Sahneye iki erkeğin omuzuna oturmuş olarak geldi..

Daracık bir etek giymişti.. Ya etek çok dar olduğu için yürüyemiyordu ya da romatizma sorunu vardı.. Hangisi doğru çıkartamadım..

***

Salonda davetli ve gazetecilerden başka, yarışmacıların yakınları da vardı.. Asıl heyecan onlardaydı.. Çocukları üniversite sınavına sokmuş gibi gergindiler..

Haklılar da! Üniversite sınavını kazanacaklar da ne olacak? Asıl sorun o zaman başlayacak.. Bu yarışmaların birinde dereceye girdin mi en azından bir mankenlik sertifikası kazanmış gibi oluyorsun..

Bu gerçeği bildiğimden görevimi büyük bir titizlikle yerine getirmeye çalıştım.. Omuzlarıma binen sorumluluk yükü büyüktü.. Kimsenin hakkını yiyemezdim.. Nitekim 18 numaralı yarışmacının annesi bana, kendi eliyle viski getirdiği için etkilenmedim..

Sadece yerime oturur oturmaz, yanımdaki jüri üyelerini "Onsekiz numarayı mutlaka yazın.." diye kibarca uyardım..

O sırada Cosmo-Lee kızları Meltem'in çağrısıyla birlikte birer birer sahneye çıkmaya başladılar..

Kızlarımız sahnede..

Kızlara birer kısa şort giydirmişler.. Ayaklarında bir örnek parlak kunduralardan vardı.. Tişörtleri de aynıydı.. Kıyafetleri mektep talebesi gibi bir örnek olduğundan, kimin kim olduğunu anlamak için numaralarına bakmak icap ediyordu..

Hani at yarışlarından önce yaparlar.. O koşuya katılacak olan atları padoka çıkarırlar.. Seyisler, gemlerinden tuttukları atları padokta tek sıra halinde ve bir daire çizerek dolaştırırlar..

Bahisçiler de padoktaki atların vaziyetine, daha doğrusu o andaki görünüşüne bakıp, kimin kazanacağını kestirmeye çalışır..

Kızların sahnede attığı tur da buna benziyordu.. At yarışlarına alışık olduğumdan diğer jüri üyeleri gibi bocalamadım.. Bir kere at yarışından bileceksin.. Cevval görünüşlü, hareketli, yerinde duramayan beygir bahisçiyi yanıltır..

Diğerlerinin uyuşuk uyuşuk dolaşmasına bakıp "Aha bu at kazanır.." dedin mi yandın? Parayı Jokey Kulübü'ne kaptırırsın.. Çünkü yarışmayı padokta en pısırık görünen atlardan biri kazanır.. Pısırık görünüş, o atın sakinliğine delalet eder..

Bunu bildiğimden kızların en gevşek yürüyüşlülerini işaretledim.. Böyle gergin gergin, çevik adımlarla yürüyenlerine itibar etmedim..

Hele bir tanesi vardı ki tam benim favorimdi.. Çarşı fırınına börek tepsisi bırakmış da eve dönerken "kısmetini arıyormuş" gibiydi.. Salına salına yürüyordu.. O'nu işaretledim..

Kızlardan bir tanesi de çok mahçuptu.. Hamam dönüşü mahalle kahvesinin önünden geçiyormuş gibi hep yere bakıyordu.. O telaşla düz yerde yürürken bir kez tökezledi..

Utanacaktın madem, niye girdin bu yarışa? Bu utangaçlıkla mazallah dereceye mereceye girse, Türkiye'nin altın adını uluslararası yarışmalarda bakıra çevirir.. Onu da memleketin itibarını korumak için, vatanseverlik hislerimle eledim..

Her zaman söylerim.. Önce vatan!

***

Yarışmanın devamını yarın anlatırım.. Bugün Galatasaray-İstanbulspor maçından önce "eski şöhretler" olarak sahaya çıkacağız.. Bu maçta bir gol atarsam Hakan ile aramda 27 gol kalır.. Ben oynayacağım için hasılat rekoru kırılacak.. Maçı seyretmek isteyenleri, stada erken gitmeleri konusunda uyarırım.. İnsanlık namına..

550 defa görüntülendi.