|
Bu işler nasıl oldu? Ruhumuz neşeyle doldu..
Üç günlük tefrika halinde "Cosmo-Lee Girl Vak'ası"nı yazdık.. Okurlarımız gülüp, eğlendi; iyi vakit peyda etti.. Bu arada kafayı ciddi konulara takan yazar makulesi de memleket meselelerini parmakladılar ve bir arpa boyu yol almadılar.. Şimdi hepimiz aynı yerdeyiz.. Güzellik, mankenlik, zerafet, ruh güzelliği gibi yarışmalarını yazmasına yazıyoruz ama arkamıza dönüp "bu işlerin nasıl başladığına" hiç bakmıyoruz.. Oysa konu rejim meselesi kadar önemli.. Şu sıralarda Interstar'ın güzellik yarışması var.. Allah bilir benim yazı çıkana kadar yarışmayı yapıp bitirirler.. İki hafta evvel de Show TV'nin yarışmasını idrak etmiştik.. Bizim ATV bu yıl, nedense bu işte biraz gevşek kaldı.. Bir konu icad edip, kızları yarıştıramadı.. Ali Kırca milleti siyaset meydanında toplayıp, olmadık konularda sabaha kadar tartıştırıyor.. Ahalimiz de yatağına girmeyip sabahlara kadar bu konuşmaları dinlediğinden bir nevi nüfus planlaması yapılmış oluyor.. Bizim ATV'nin en takdir ettiğim tarafı da bu.. ATV'nin bu yıl ki gevşekliği, güzellik yarışmalarının önemini azaltmaz.. Böyle düşündüğümden bu işin geçmişini kurcalamaya karar verdim.. *** Cumhuriyet dönemindeki güzellik yarışmaları Gazi Paşamız'ın icadıdır.. Ancak rahmetli Gazi Paşamız'ın fikrini bozup, aklına güzellik yarışmasını sokan ise Resimli Ay mecmuasının naşiri Zekeriya Sertel olmuş.. Gavur memleketlerinden hurda fiyatına topladığı kullanılmış kadın klişelerini Resimli Ay Mecmuası'nda basa basa milleti azdırmış.. Resimlerin altına "Bizimkiler de karı mı.. Gidin elin gavurunda ne karılar var görün.." mealine gelen laflar yazdığından erkek milletini, durduk yerde nikahlı helalinden soğutmuş.. Resimli Ay Mecmuası deyip geçmeyin.. 1920'li yıllarda erkek milletinin elinden düşmeyen bir dergi.. Zekeriya Bey'in muharirleri ellerine bir öpüşme resmi geçirip de altına "İşte böyle öpüşülür.." yazdığı zaman, kıyamet kopuyor.. O güne kadar helalini sadece yanaktan öpmeyi akıl eden erkek milleti, mahalle kahvelerinde öpüşme tatbikatları yapmaya başlıyor.. Yarışma yapılsın Gazi Paşamız milletin bu gidişatına bakıp vehimlenmiş.. O vakitler nüfus da az.. Memlekete asker lazım.. Hükümetimizin nüfus sayımı yaptırıp kelle saydırdıktan sonra "On yılda onbeş milyon.. Geeenç yarattık yer yaştan.." diye marş besteletip övündüğü yıllar.. Gazi Paşamız, erkek milletinin yataktan çıkmayıp nüfusu çoğaltmasını istiyor.. Zekeriya Sertel ise tam tersine "Kadın dediğin böyle olur.." neşriyatı yapıp, yerli malını kötülüyor.. Gazi Paşa durumun vehametini sezdiğinden İsmet Paşamız'ı (Erdal'in babası) huzura çağırmış,, "Bre İsmet.." diye gürlemiş.. "Bu Zekeriya münafığı yüzünden millet karısından soğuyacak.. Derhal bir güzellik yarışması yapalım.. Türk kızlarının güzelliğini cümle aleme gösterelim.." Başvekil Paşa da "başüstüne" çekip işi Cumhuriyet gazetesine ihale etmiş.. Bu işlerin gavurda nasıl yapıldığını duyup bilenler hemen kolları sıvamış, cumhuriyetimize layık bir organizasyon hazırlamışlar.. Katılma şartlarını belirleyip gazetelerde ilan etmişler.. Bu şartnameye göre; yarışmaya katılacak hanımlardan "18 ile 25 yaş arasında ve hiç evlenmemiş olmaları" istenmiş.. Şartnamenin üçüncü maddesi ise çok ilginç: "Yarışmacılar namuslu olacak, bar, pavyon, vs. gibi yerlerde çalışmamış olacak.." Yarışmanın yapılacağı yer de Cumhuriyet Gazetesi'nin Cağaloğlu'ndaki eski binası.. Yani meşrutiyetten sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin merkezi olarak kullanılan bina.. İstanbul ayaklanıyor... 1929'daki ilk Güzellik Yarışması'nın Organizasyon Komitesi "Adının kötüye çıkmasından korkan" adaylara "Müsabakaya girip de kazanamayan güzellerin isimleri katiyetle mahrem tutulacaktır.." garantisi de vermiş.. Vermiş ama ne fayda? Güzellik yarışmasının yapılacağı gün Eminönü'nden başlayıp Sultanahmet'e kadar uzanan bütün yollar insan seline dönmüş.. İstanbul ahalisi ilk kez yapılan güzellik yarışmasının nasıl birşey olacağını bilmediğinden meraktan ölüyor.. Erkek milleti kadın meselesinde biraz dangalakça olduğundan her duyduğuna inanır.. Nitekim "Kızları çırılçıplak soyup öyle bakacaklarmış.. Aynen karılar hamamındaki gibi.." diye bir laf çıkmış.. Tut artık tutabilirsen İstanbul ahalisini.. Kadıköy vapurundan Eminönü'ne inen bazı jüri üyeleri bile, bir kilometre çekmeyen yolu iki buçuk saatte aşıp, Cumhuriyet binasına zor ulaşmışlar.. İçeri girebilenlerin de üstü başı paralanmış.. Uzun etmeyelim.. İlk yarışmaya kızlar; aklımda kaldığına göre onbir tane olacak, günlük kıyafetlerle katılmışlar.. Jüri de encamlarına bakıp seçimini yapmış.. Bu sayede seçtiğimiz ilk kraliçe Feriha Tevfik hanımdır.. Kısa boylu, tombulca ama bebek yüzlü bir kızcağızdır ki sonradan sinemaya geçip, hisli filmlerde oynamıştır.. *** Gazi Paşa bu ilk müsabakanın sonuçlarına bakmış.. Bu millette güzellik yarışmalarına karşı bir yetenek olduğunu keşfetmiş.. İsmet Paşamız'a "Bundan böyle bu yarışmalar her sene yapılsın, ben unutsam bile sen hatırlat.." talimatını vermiş.. Hükümetimiz o vakitten sonra güzellik yarışmalarını sektirmez olmuş.. 1930'da da Mübecel Namık kızımız kraliçe seçilmiş.. Esas çıngar üçüncü kraliçenin seçiminden sonra kopmuş.. Bazı gazeteler, en başta da Karagöz gazetesi; olayı "namus meselesi" haline getirdiklerinden çarşı karışmış.. Onu da yarın anlatırım.. Tabii fikrim başka bir yere meyletmezse.. 424 defa görüntülendi. |